"duvarları yıkarız"
"O duvar O duvarınız Vııızz gelir Bize Vııızzzz." Nâzım Hîkmet Ran (NHR)
"duyan da okur; duymak için kör olmak mı lâzım?" "kör olmada gör beni"
"Robin hood bugün yaşasaydı medyadaki tekelleşmeyi bir numaralı düşman olarak görürdü" 15 05 2010 cannes film festivali Russel Crowe
"aslında robin hood yok cesur yürek var Robin Hood does not actually have a brave heart" Mel Gibson 07 01 2011 cuma
azsonra.blogspot.com
7 Ocak 2015 Çarşamba
Türkiye'nin Avrupa Konseyi'ne katkısı artacak 07 Ocak 2015 ANKARA
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu,Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Thorbjorn Jagland'ın Ankara'da düzenlenen 7. Büyükelçiler Konferansı'ndaki konuşması öncesinde söz aldı.
Türkiye'nin Avrupa Konseyi'nin kurucu üyelerinden biri olduğunu
hatırlatan Çavuşoğlu, konseye en fazla katkı sağlayan ülkeler (Grand
Payeur) arasında yer almak istediklerini açıkladı.
Türkiye'nin
Avrupa Konseyi için hali hazırda yıllık 13 milyon avro sağladığı
bilgisini veren Çavuşoğlu, bu miktarı yaklaşık 33 milyon avroya
çıkaracaklarını, böylece Türkiye'nin en fazla katkı yapan altıncı ülke
olacağı söyledi.
Çavuşoğlu, Türkiye'nin BM'ye de en fazla katkı
yapan ülkelerden biri olduğunu ifade etti ve Türkiye tarafından
yapılan resmi kalkınma yardımlarının 3,3 milyar dolara, insani yardım
miktarının ise 1,6 milyar dolara yükseldiğini söyledi.
Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Thorbjorn Jagland ise 7. Büyükelçiler
Konferansı'nda yaptığı konuşmada, kariyeri boyunca pek çok Türk diplomat
ve büyükelçi tanıdığını, Türk diplomatik servisinin dünyanın en iyi, en
saygın ve en profesyonellerinden biri olduğunu dile getirdi.
Türkiye'nin Avrupa Konseyi'nin en sağlam üyelerinden bir olduğunu
kaydeden Jagland, Türkiye'nin konseye en fazla katkı sağlayan
ülkelerden olmak istemesinin çok güzel bir haber olduğunu belirtti.
Jagland, bu adımla birlikte Türkiye'nin Avrupa Konseyi Sekreterliği'ndeki üye sayısının ve Parlamenterler Meclisi'ndeki
delegasyon üye sayısının artacağını, dolayısıyla Türkiye'nin Avrupa'daki
rolünün artacağını dile getirdi.
Avrupa'nın Türkiye'ye,
Türkiye'nin de Avrupa'ya ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Jagland,
Türkiye'nin hem Avrupa'nın sıcak ve problemli bir bölgedeki komşusu, hem
de Suriye, Irak ve İran'ın komşusu olması ve bölgedeki rolü sebebiyle
önemli olduğunu, AB'deki haklı yerini alması gerektiğini söyledi.
Avrupa Birliği'nde 70-80 milyon kişinin iç pazara dahil edilmesine
kimin 'hayır' diyebileceğini soran Jagland, "Eğer bu özel bir şirket
olsaydı 70-80 milyon kişiye kim 'hayır' diyebilirdi" ifadesini kullandı.
Jagland, "Avrupa kıtası için oldukça önemli olan, çatışma ve savaşlara
sebep olmuş insan hakları, azınlık hakları ve dini özgürlükleri garanti
altına almalıyız ve birlikte hareket ederek yeni anlaşmazlıkları ve yeni
savaşları önlemeliyiz" dedi.
Türkiye'nin İstanbul'da yeni bir Hristiyan kilisesinin inşasına izin
vermesinin çok önemli bir işaret olduğunun altını çizen Jagland,
kilisenin Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasından bu yana inşa izni
verilen ilk kilise olduğunu kaydetti.
Almanya'daki yabancı
düşmanlığı eğilimlerini ve İslam karşıtı büyük gösteriler yapıldığını
hatırlatan Jagland, Alman liderler, sosyal demokrat liderlerin buna
ciddi tepki verdiklerini söyledi. Türkiye'nin kilise inşası konusundaki
tutumunun Avrupa'ya dini özgürlükler, azınlık hakları konusunda önemli
bir mesaj vereceğini dile getirdi. Jagland, şöyle devam etti:
"Avrupa'daki ekonomik ve sosyal duruma dair hepimiz çok endişe verici
işaretler görüyoruz. Pek çok Avrupa ülkesinde işsizlik artıyor. Artan
ırkçılık, yabancı düşmanlığı eğilimleri, İslamofobi temelli düşünceler
çok tehlikeli bir karışım oluşturuyor. İnanıyorum ki bunlar demokrasiye
karşı da büyük bir tehlike. Yaygın ve giderek daha da yaygınlaşan
yolsuzluk görüyoruz. Demokratik kurumlara güvensizlik var. Halletmemiz
gereken çok şey var. Çıkardığım sonuç, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi
ve tüm sistemi güçlendirmemiz lazım."
Sözleşmenin üye ülkelerin
sorumluluklarını yerine getirmeleri için oldukça iyi bir mekanizma tesis
ettiğini dile getiren Jagland, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM)
800 milyon kişinin başvuruda bulunduğunu söyledi. Jagland, AİHM'ye
bireysel başvuru olmaması durumunda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin
çökeceğini, bu yüzden rolünü güçlendirmenin oldukça önemli olduğunu
belirtti.
Türkiye'de Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yapma
hakkı getirildiğini hatırlatan Jagland, Türkiye'nin daha önce AİHM'de
görülmeyi bekleyen dava sırasında listenin en tepesinde olduğunu ancak
artık AİHM'ye götürülen dava sayısında azalma görüldüğünü ve listede
dördüncü sıraya gerilediğini aktardı.
Jagland, AİHM kararlarının
uygulanmasının Türkiye açısından önemli olduğunun altını çizerek, AİHM
kararlarının çoğunun Türkiye'deki sistemsel problemler,
toplanma özgürlüğü, ifade özgürlüğü ve yargı konularıyla ilgili olduğunu
kaydetti. Genel Sekreter Jagland, AİHM kararlarının uygulanmasının bu
alandaki gerekli reformların yapılmasına ve AİHM'ye başvuru sayısının
azalmasına da yol açacağını kaydetti.
Jagland, Türkiye'nin 1,5 milyon
sığınmacıya ev sahipliği yapmasından da takdirle bahsetti ve ülkesi
Norveç'in de yer aldığı İskandinavya'da 5-10 bin sığınmacının bile halk
ve siyasetçiler arasında büyük bir "yaygaraya" sebep olacağını kaydetti.
Suriye'de dördüncü yılına giren iç savaş nedeniyle 200 bin kişinin
öldüğünü, 1,5 milyon kişinin Türkiye'ye milyonlarcasının da Ürdün ve
Lübnan'da sığınmak zorunda kaldığını hatırlatan Jagland, "Bu
İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra dünyadaki en büyük skandal" diye konuştu.
Jagland, bunun uluslararası sistemin çalışmadığının bir göstergesi
olduğunu belirtti.
İkinci Dünya Savaşı sonrasında kurulan
Birleşmiş Milletler'in, anlaşma gereği üye ülkelerin barışı ve
güvenliğinden sorumlu olduğunun altını çizen Jagland, "Güvenlik Konseyi
harekete geçemiyor, BM Anlaşması'ndaki zorunluluğunu yerine getiremiyor.
Bunun sonuçlarının olması lazım" dedi.
Diplomatik kaynaklardan alınan bilgiye göre, Türkiye'nin Avrupa
Konseyi'ne yapacağı yıllık katkının 13 milyon avrodan yaklaşık 33 milyon
avroya yükselmesiyle hali hazırda beş olan en fazla katkı yapan ülke
sayısının altıya çıkacağı öğrenildi. Katkı listesindeki ilk beş
ülke İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya ve Rusya olarak sıralanıyor.
Türkiye'yi 47 üye ülke arasında ayrıcalıklı konuma getirecek adımın
aynı zamanda ciddi bir prestij kazancı olacağı, bunun yanında ilave hak
ve yükümlülükler getireceği belirtildi.
Türkiye'nin BM bütçesine
katkısı da 2013-2015 döneminde kapsamlı biçimde artarak 21 milyon
dolardan 63 milyon dolara yükseldi. Böylelikle Türkiye, BM'ye en fazla
katkı yapan ülkeler sıralamasında 16'ıncı sırayı aldı.