Azsonra Birazdan Şimdi Biz Türkiye'yiz. MarmaraYenikapı Ahsarla #etiket

19 Mart 2015 Perşembe

Gri Ayakkabı

Gri Ayakkabı

Hastayım ve pencereden sızan kimin tuttuğunu bilmediğim lazer ışığını perdeyi çekip engellemek için yerimden kalkamayacak kadar yorgun ve hâlsizim. 

Kaderine razı, nehrin kayalara çarpa çarpa sürüklediği bir yaprak gibiyim uzandığım yatakta.

 Bu yastık kimin bu çarşaf bu kırılası soba bu dağınık dolap, askıda ölü bir adam gibi duran pantolon. 

Kapının altından sızan soğuk, boğazımdaki ağrı, lisenin bahçesinde koşturan çocukların vıcık vıcık ter kokusu. Sigorta attı, çocukların ayak sesleri midemi bulandırıyor.

 Biri ayakkabılarıma basarak geçti bunu anladım. 
Bunu nasıl mı anladım.
 Ayaklarımın üşümesinden anladım.

 Bir insan ayaklarının üşümesinden ayakkabılarına basıldığını anlar mı? 
Ben anlarım.
 Ayakkabı demişken aklıma geldi. 
Size eşinin ayakkabıları sayesinden kurtulan adamın hikayesini anlatacağım. 
Evet yanlış duymadınız ayakkabı…

Adamın eşi çok ağır bir hastalığa yakalanıyor. 
Ancak yaşadıkları il bir terör örgütü tarafından işgal ve talan edildiğinden bu hastalığı tedavi edecek ne bir doktor ne de gerekli tıbbi malzemeler mevcut. 
Adam eşini tedavi etmek için başka bir şehre gitmeye karar verir. 

Sabah olur hazırlanır ve kendilerini o şehre götürebilecek otobüsü beklemeye koyulurlar. 
Otobüs gelir binerler. 
Adam arkaya geçerek erkeklerin olduğu bölüme oturur eşi de kadınların olduğu yere ön kısma. 
Kadın çarşaflıdır ellerinde eldiven hatta yüzü de görünmeyecek şekilde örtülüdür.
 Evden dışarı çıkan bütün kadınlar o şekilde giyinmek zorundadırlar.
 O şehri işgal eden terör örgütünün kılık kıyafete getirdiği bir zorunluluktur.
 Şeriat böyle emrediyor deyip ve şeriatın olduğu topraklarda yaşayan her birey bu kurallara uymak zorundadır aksi takdirde ölümle cezalandırılır diyerek tehdit etmekteler.

Otobüs hareket halindeyken birden durdurulur. 
İçeri eli silahlı bir terör örgütü girer. 
En arkada oturan adamlara sırasıyla nereye ve niçin gittiklerini ve eşlerinin hangileri olduklarını göstermelerini ister. 
Sıra adama geldiğinde; ayağa kalkar ve hasta eşini tedavi etmek için başka şehre gittiğini söyler. 
Eşini göstermesi istenir. 
Ancak adam eşinin nereye oturduğunu unutur. 
Kadınların hepsi aynı kıyafeti giymişlerdir ve birbirine benzemekteler.
Adam biraz düşündükten sonra aklına eşinin hangi ayakkabıyı giydiğini hatırlar. 
Kısık bir ses tonuyla adama dönerek:
– Eşimin hangisi olduğunu bu şekilde ayırt etmem güç ancak gri bir ayakkabı giydiğini çok iyi hatırlıyorum…


 Emrah Tahiroğlu
Azsonra Birazdan Şimdi Biz Türkiye'yiz.