Çözüm sürecinde 'Akil İnsanlar'la ilk buluşma
Başbakan Erdoğan, Akil İnsanlar Heyeti ile Dolmabahçe'de bir araya geldi.
04 Nisan 2013 Perşembe
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan çözüm sürecinde 63 kişiden oluşan "Akil
İnsanları Heyeti"ni Dolmabahçe Çalışma Ofisi'nde kabul etti. Asıl amacın
kanı durdurmak olduğunu belirten Başbakan, çözüm sürecinde kimden neler
beklediğini de sıraladı.
Çözüm sürecinde farklı düşünce dünyalarını temsil etmek suretiyle 76
milyon insanın özeti sayılacak bir listeyi oluşturmaya çalıştıklarını
ifade eden Başbakan Erdoğan, komplekse kapılmadan herkesi dinlemeye
hazır olduklarını söyledi. Akil İnsanlar Heyeti'nde yer alan isimleri
öven Başbakan Erdoğan, ''Bu salonda bulunan insanlar sadece akil değil,
aynı zamanda cesurdur, yüreklidir, idealisttir, barışseverdir" diye
konuştu.
Akil İnsanlar Heyeti’nin çözüm sürecindeki rolünü ise Başbakan, şu sözlerle ifade etti:
“Çözüm sürecinde yol ve yöntemin çizilmesi konusunda asıl belirleyici olan bu heyetin istişareleri olacaktır.”
MERAKLA BEKLENEN BULUŞMA
Merakla beklenen buluşma gerçekleşti. Günlerdir kamuoyunun gündeminde
olan akil insanlar heyeti Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'la biraraya
geldi.
Buluşmada bir konuşma yapan Başbakan Erdoğan, çözüm sürecinde farklı
düşünce dünyalarını temsil etmek suretiyle 76 milyon insanın özeti
sayılacak bir listeyi oluşturmaya çalıştıklarını söyledi. Başbakan
Erdoğan, sürece katkı sağlayacak olan insanlardan oluşan gruba verilecek
ismin teferruat olduğunu belirtti.
"ELBETTE TÜRKİYE'DEKİ TÜM AKİL İNSANLARDAN OLUŞMUYOR"
Başbakan Erdoğan, heyete ilişkin eleştirilere şu sözlerle cevap verdi:
''Kamuoyunda bu heyete 'Akil İnsanlar Heyeti' adı verildi. Bugün burada
bulunan heyet, Türkiye'nin elbetteki tüm akil insanlarından oluşan
heyet değildir. Bu heyeti bir özet, bir örnek, temsili bir grup olarak
görmek belki daha doğru olacaktır. 'Listeden, listenin ve heyetin
isminden de ziyade işin magazin boyutundan ziyade üstenmekte olduğumuz
misyonun çok daha önemli olduğunu, çok daha hassas zeminde yürütülüyor
olduğunu özellikle hatırlatmak durumundayım.''
“Bu salonun dışında olmak sürecin dışında kalmak anlamına gelmiyor” diyen Başbakan, şöyle devam etti:
“Enerjimizi isim üzerinde harcayacak değiliz. Akil insanlar da
denilebilir Yüksek temsilci heyeti de denilebilir. Magazin boyutuna
takılıp işin amacına yönelik hareket edelim. 76 milyonun özeti
sayılabilecek bir listeyi oluşturmaya gayret ettik. Burada bulunan
insanların ortak noktası, kangren olmuş bir sorunun çözüme kavuşmasını
istemeleridir. Can kaybına, kan kaybına yol açan bir meselenin sona
erdirilmesini dert edinmeleridir. Bu heyetin içinde ya da dışında
söyleyecek sözü, önerisi, eleştirisi olan varsa dikkatle dinleriz,
dinliyoruz ve hiç bir komplekse kapılmadan dinlemeye devam edeceğiz''
“BAHANESİ YOK”
Ortak amacın kanı durdurmak olduğunun altını çizen Başbakan Erdoğan bu
süreçte herkesin elini taşın altına koyması gerektiğini söyledi.
Başbakan Erdoğan, uzlaşıya ve diyaloga büyük önem verdiklerini
kaydederek, ''Türkiye'nin can alıcı, can yakıcı bir meselesinde her ne
şekilde olursa olsun çözüm arayışlarının uzağında kalmak için hiç bir
bahane geçerli olmaz. Kan akmaya devam ederken her bahane teferruattır.
Terörün sebepleri, sonuçları, çözüm yöntemleri ve çözüm muhtevası
konusunda herkes fikir ve değer dünyasına göre farklı perspektifler
ortaya koyabilir. Ama hepimizin ittifak edebileceği konu; kanın
durmasıdır, hakkın ve hukukun üstün tutulmasıdır, ileri demokrasinin
hayat bulmasıdır. Silahı, terörü, şiddeti, çatışmayı ölümü değil,
demokrasiyi, hakkı, hukuku, siyaseti, hayatı önemseyen herkesin yapması
gereken taşın altına elini koymak, sorumluluk üstlenmek, yanlış gidişe
dur demektir. Kanı, gözyaşını durdurmak Türkiye’yi ileri demokrasiye
taşımak için birlikte çalışmak arzusundayız” diye konuştu.
AKİL İNSANLARIN ÇÖZÜM SÜRECİNDEKİ ROLÜ NE OLACAK?
Akil İnsanlar Heyeti’nin çözüm sürecindeki önemine ve rolüne ise Başbakan şu sözlerle dikkat çekti:
“Çözüm sürecinde yol ve yöntemin çizilmesi konusunda asıl belirleyici olan bu heyetin istişareleri olacaktır.”
“ÇÖZÜME KARŞI OLANLARIN ANLAYIŞI ÖLÜMLERİN SÜRMESİDİR”
Başbakan Erdoğan, Türkiye’nin terör yüzünden 40 bine yakın insanını
toprağa verdiğine işaret ederek, “ Çözüme karşı olanların anlayışı
açıkça ölümlerin devam etmesidir. Şehit vermeyi sineye çeken bir anlayış
insani değildir” şeklinde konuştu.
"SADECE REYTİNG, ŞÖHRET, İMAJ DÜŞÜNENLER OLDU"
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, şöyle devam etti:
''Bu ülkede teröre, kazanacağı veya kaybedeceği oy penceresinden
bakanlar oldu ve bunlar halen de var. Bu ülkede gençlerin ölümüne, tiraj
kaygısıyla, reyting endişesiyle bakanlar oldu ve bunlar halen de var.
Bu ülkede ocaklara düşen ateşe, kaybettiği ve kazandıklarıyla, kasasına
giren ve çıkan parayla bakanlar oldu ve bunlar da halen var. Akan kana
bakarken, kendi canlarını, kendi çocuklarını, kendi kardeşlerini gözünün
önüne getirmeyip, sadece reytingini, şöhretini, imajını düşünenler oldu
ve bunlar da halen var.''
"Herkesin birinci sınıf vatandaş olduğu bir Türkiye inşa etmenin
peşindeyiz" diyen Başbakan Erdoğan, AK Parti'nin demokrasi konusunda
attığı adımlara da dikkat çekti.
"SALONDAKİLER SADECE AKİL DEĞİL AYNI ZAMANDA CESURDUR"
Akil İnsanlar Heyeti'nde yer alan isimleri öven Başbakan Erdoğan, ''Bu
salonda bulunan insanlar sadece akil değil, aynı zamanda cesurdur,
yüreklidir, idealisttir, barışseverdir. Bir kere böyle bir tablonun
oluşması, en başta Türkiye'yi yüreklendirmiş, milletimizi
umutlandırmıştır'' dedi.
BAŞBAKAN FİLM VE ŞARKILARDAN DA ÖRNEKLER VERDİ
Başbakan Erdoğan zaman zaman filmlerinden, zaman zaman şarkı
sözlerinden örnekler vererek sanatçıların sürece yapacakları katkının
önemine değindi.
"O UNUTULMAZ TATAR RAMAZAN ROLÜNDE..."
Başbakan, şöyle konuştu:
"O unutulmaz 'Tatar Ramazan' rolünde 'Bir ekmeği bölüşerek yemektir
hüner' diyen sevgili Kadir İnanır'dan bir sofraya oturup bir somunu
palaşan 76 milyonun kardeşliğine yeniden vurgu istiyoruz. 'Dertler benim
hasret benim, ömrüm senin olsun' diyen Orhan Gencebay'dan dertleri de
hasretide ortadan kaldıracak yen bir duruş bekliyoruz. Vizontele
filminde 'Bir yerde mutlu mesut olmanın ilk şartı orayı sevmektir.
Burayı seversen burası rünyanın en güzel yerider' diyen Yılmaz
Erdoğan'dan daha fazla seveceğimiz daha fazla mutlu mesut olacağımız
Türkiye'nin inşaasına katkılar bekliyoruz. Bir röportajında 'ortak
vicdanı temsil etmesi gereken sanatçılar arasında bile barışa kuşku
duyulması gereken bir şeymiş gibi bakanlar var' diyen Lale Mansur'dan
barışın kaybedenlerinin olmayacağını daha fazla anlatmasını
bekliyoruz."